BU HAFTA DOYAMADIM PAZARA…

İki tur döndüm bu hafta… Bıraksalar bir ’ iki tur’ daha dönerdim valla…

Bahar havasından mıdır nedir bilmem Alaçatı Pazarı bir başka gözüktü gözüme…

Bu hafta…

Sanki…

Renkler daha parlak…

Tezgahlar daha canlı…

Çeşit daha fazla…

Üretici daha mutlu…

Bendeniz daha da mutlu…

Bildiğiniz gibi haftalık AsmaYaprağı menüsü Pazar turum sırasında oluşuyor…

Taze soğan kıvamında pırasalar; Ege Usulü Pırasa için…

Karışık ot ( ebegümeci, ısırgan , gelincik , yabani pazı ); çiphorta için…

Büyük yapraklı ebegümeci; kıymalı ebegümeci sarma için…

Rezene (anason kokusundan dolayı herkesin favorisi olmayabilir ), sevenlere kuzu etli/terbiyeli rezene için…

Yerli enginar; taze iç bakla ve bol dereotu ile pişirmek için…

Balkabağı ( yemeklik olanından ); bizim biricik sinkontamız için…

Kök kış sebzeleri; fırında kuru domatesli kış türlüsü için…

Turpotu; haşlanmış kuru börülce ile bol soslu salatası için…

Ama iki haftadır Asma Yaprağı top 3’te bir numara olan bir tane lezzet var ki…

Her gelen onu soruyor…

Yiyen bir daha yiyor…

ZY taze sarımsak mezesi…

10 demet taze sarımsak tabii ki bu meze için…

Bu satırları yazarken hepsi çoktan pişmiş…

Hatta sofralarda yerini bulmuş…

Bitti bitiyor durumundaydı…

Herkese kalabalık sofralarda mutlu Pazar yemekleri diliyoruz…

 

Categories: Genel | Leave a comment

PAZAR ORTASI KAHVALTISI…

Bugün kahvaltımı Pazaryerinin tam ortasında yer alan Rafi’nin kahvaltı bahçesinde yapmak üzere yola koyuldum…

Bizimkilere söylemedim çünkü her sabah beraber kahvaltı etme gibi bir durumumuz var…

Daha sonra haber veririm diye düşündüm…

Vee ilk durak çerezciden aldığım kabuklu taş badem ile turuma başladım…

İkinci durak ise komşum Hasan’ın tezgahı…

Zaten Hasan tarladan kapıya getiriyor ama bu sefer değişiklik olsun dedim…

Veee onun tezgahtan yabani otları , balkabağını , yerli arpacık soğanını ( yahni için ) doldurdum Pazar arabama…

 Yan tezgahtan ise sarmalık bir lahana kapıp Rafi’nin bahçeye daldım… Yerler çakıl olduğundan arabamı çekerken çıkarttığım ses tüm gözlerin üstüme çevrilmesine neden oldu…

Gülümsedim…

Rafi’ye ‘hayırlı işler ‘ diledim…

Veee mavi/beyaz kareli örtü serilmiş bir masayı gözüme kestirip hemen oturdum…

Kocaman bir kahvaltı yerine… Çırpılmış köy yumurtası , kırma zeytin ve de köy ekmeğini tercih ettim… Yanında ise çay…

Ohhhh… Değmeyin keyfime…

 Yumurtayı beklerken karşı tezgaha takıldı gözüm ve fırlayıp bir küçük boy karnabahar ( muskatlı karnabahar çorbası pek yakındaJ) ve de orta boy pancarları kaptım… Tekrar masama döndüm…

 Çayım gelmiş… Bildiğimiz küçük çay bardaklarına konduğu için bir dikişte içtim… Hiç soğutmadan…

 Etrafa bakınırken Ildırlıların tezgahındaki mavi çiçekli çalılara takıldı gözüm…

Baktım ki yumurtam gelmemiş daha…

Bir koşu fırlayıp kaptım çalıları ve de onların yanına itina ile yerleştirilmiş kavurmalık otları…

 Hemen koştum masama… İkinci çayım gelmiş…

 Koşturmaktan yorulmuşum… ‘Bu çay iyi geldi’ dedim…

 ‘Artık masamdan kalkmaya niyetim yok’ diye düşünürken… Karşımda enginarcı Hüseyin’i gördüm… Hal hatır sohbet derken   enginar almamak olur mu…

Beraberce onun tezgaha doğru yola koyulduk…20 tane ayıklanmış yapraklı enginarı kapıp kahvaltı masama geri döndüm…

 Ben oturdum ki yumurtam geldi… Hemen üçüncü çayımı söyledim…

Veee afiyetle yedim , içtim…

 Kendimi…

Sanki oturduğum yerden alışveriş yapmış gibi hissettim…

Eeee… Pazarın ortasında kahvaltı edilirse…

Alışveriş de böyle olur…

 Sevdim bu işiJ…

Categories: Genel | 4 Comments

KÜÇÜK MUCİZE DÜKKANIMIZ…

Çok sevgili ‘Sevgililer Günü’müzü layıkıyla geçirdik ve de Şubat’ı yarıladık…

Şubat… Mart derken…

Ver elini Nisan…

En sevdiğim… Kendimi iyi hissettiğim… İçimin kıpraştığı… En cıvıltılı ay…

Nisan ayı…

 Asma Yaprağı sezon için hazırlıklara başladı…

Neler mi hazırlıklar?

 Yeni masa örtüleri ve de servis için kullanacağımız yeni tabak çanaklar…

Yeni denemeler ve de günlük pişenlere yeni eklenenler…

Çeşit çeşit yeni tencereler ve de güveçler…

 Ama bir hazırlık var ki…

Sizler de çok sevineceksiniz…

EminimJ

 Yan sokak başına açtığımız dükkan…

Küçücük bir dükkanımız var artık…

 Asma Yaprağı’na özel çeşitli objelerin satış yeri…

Mutfak malzemeleri…

Abajur tasarımları…

Mutfak dolapları…

Mutfak masaları…

Asma Yaprağı anahtarlıkları…

KURABİYE KAVANOZLARI…

İçinde ise Asma Yaprağı kurabiyeleri…

Gibi…

 Bunlar küçücük dükkanımıza nasıl mı sığacak?

İnanın ki bilmiyorum…

Bir yolunu buluruz her halde…

 Şimdi bendeniz bu haberi kutlamak adına…

Bir tarif vermek istiyorum…

Yazları  Asma Yaprağı menüsünde yer alan sangria tarifi…

 GÜZEL GÜNLER OLSUNJ

 SANGRİA:

1 portakal ve 1 limonu ince ince dilimle… 3 portakalın suyunu sık , sürahiye dök… 1 şişe şarap ile şeker ilave et. İyice karıştır. Dilimlenmiş meyveyi ilave et. Soğut. Buzlu bardaklar ile servis yap.

 AFİYET OLSUNJ

Categories: Genel | 2 Comments

ÇOK SEVİYORUM…

İşimi çok seviyorum…

Yani Asma Yaprağı’nı…

Yani lokantamızı…

Neden mi?..

Nedeni çok…

Çünkü…

Yemek pişirmeyi , farklı lezzetleri keşfetmeyi…

Hamur ile uğraşmayı , turta , kurabiye yapmayı çok seviyorum…

Çünkü…

Sofralar kurmayı çok seviyorum…

Çünkü…

Mutfak kültürlerini araştırmayı ve denemeleri çok seviyorum…

Çünkü…

Pazar alışverişlerini çok seviyorum…

Çünkü…

Tanıdığım , tanımadığım misafirlerimizin sofraların etrafında toplanmasını çok seviyorum…

Çünkü…

 Sevdiğim eşyaları biriktirmeyi… Ve onları Asma Yaprağı’nda sergilemeyi çok seviyorum…

Çünkü…

Asma Yaprağı’nın her köşesinde , yıllardır topladığım emayelerimle karşılaşmayı çok seviyorum…

Çünkü…

Asma Yaprağı için mutfak eşyaları ile ilgili yaptığım tasarımlarımı çok seviyorum…

Çünkü…

Gelen misafirlerimizle sohbeti… Yeni tanışıklıkları çok seviyorum…

Çünkü…

Ve en önemlisi beraber çalıştığım ekibimi çok seviyorum… Ve hergün’ iyi ki varsınız ‘ diyorum…

‘Zor bir iş ‘ diyenlere…

‘En kolay iş insanın çok severek yaptığı iştir’ diyorum…

Herkese mutlu yıllar…

Ve de  çok severek yapacağı işler diliyorum…

 

Categories: Genel | 4 Comments

YOL ÇALIŞMASI… VE ÇİKOLATA PARÇALI KURABİYE…

Tam kapımızın önünde yol çalışması var… Anlayacağınız kapı pencere kapalı kaldırım taşlarının döşenmesini seyrediyoruz…

Her iki taraftan yolun ortasına doğru eğim verildiğinden yağmur yağdığında ya da kapı önünü yıkadığımızda oradan akıp gidecek su… Çamur mamur yok artık…

Dışarıdakiler çalışırken biz içeridekiler boş durur muyuz?

Tabii ki hayır…

Bir yandan kıymalı yaprak sarma sarılıyor…

Diğer yandan çikolata parçalı kurabiye hamuru hazırlanıyor…

Kurabiyeler fırından çıkar çıkmaz çayı demleyip…

Tüm çalışanlar…

Hep beraber akşamüstü keyfi yapmayı planlıyoruz…

Bence sizde deneyin çikolata parçalı kurabiyeleri…

MALZEME:

115gr tereyağ

140gr un

3tbsp kakao

1/2tsp tarçın

1/4tsp karanfil

¼ tsp muskat

85gr kahverengi şeker

85gr beyaz şeker

1 yumurta çırpılmış

100gr damla çikolata

TARİF:

Fırını 180’e getir , ısıt.

Un/kakao/tarçın/karanfil ve muskatı ele

Yağ ve şekeri çırp , yumurtayı ekle çırp

Unlu karışımı ilave et

Damla çikolataları ekle

Yağlı kağıt serili tepsiye yuvarlaklar halinde sırala( çok yan yana olmasın )

Islak kaşığın tersiyle üstlerini düzelt

10 dk pişir ( kıtır istersen 15dk )

Soğuyunca tepsiden al

 

Categories: Genel | Leave a comment

GÜZEL BİR GÜN…

Nasıl da özlemişiz yağmuru…

Yağmurun arkasından gelen toprak kokusunun verdiği huzuru…

Nasıl da özlemişiz yağmurlu havada içilen demli çayı…

Yanında yenen gevrek ve de İzmir tulumunu…

Nasıl da özlemişiz hararetli sohbetimize eşlik eden yağmurun…

Çatıdaki çinkoda çıkarttığı sesi…

Pek bir güzel her şey bugün…

Ya da bana mı öyle geliyor bilmem…

Categories: Genel | Leave a comment

YEMEK KİTABI…

Asma Yaprağı Salı günleri kapalı… Ben de geçtiğimiz Salı İzmir’e hareket ettim…

Hem aile ziyareti yapıp hem de arkadaşlarımla hasret gidermek istedim…

Orası burası gezerken……

Benim İzmir’de yaşarken sıklıkla gittiğim bir sahafa uğradık…

Herkes çil yavrusu gibi dağıldı dükkanın içinde…

İlgi alanımız neyse o bölüme yöneldik…

Birer tabure çekip , oturduk…

Ve kendimizi unuttuk…

Tabii ki bendeniz yemek kitapları ile haşır neşirdim…

Ve tabii ki Alaçatı’ya dönüşüm bir yemek kitabı ile beraber oldu…

Elimden bırakamadığım…

Okurken tebessüm ettiren bir yemek kitabı…

ALATURKA VE ALAFRANGA MÜKEMMEL YEMEK TATLI  PASTALAR KİTABI

Evet elimden bırakamadığım  kitabın adı budur…

Yazarı ise Fahriye Nedim…

Son baskısı 1952 yılına ait…

Okudukça sadece tarifleri değil o zamanın sofra kültürünü , aile ilişkilerini hemen keşfediyor insan…

Şimdi o kitaptan bir tarif paylaşıyorum…

ENGİNAR GARNİTÜRÜ:

Körpe iki üç enginarın ilk yapraklarını koparıp göbeğinden yukarı olan yapraklarını kesiniz.

Sonra tüyleri kolay çıkacak kadar haşlayıp indiriniz.

Soğutup tüylerini çıkardıktan sonra bir kaba doğrayınız.

Diğer tarafta bir kuşhanede iki üç kepçe tuzlu et suyunu 100 gr tereyağı, üç dört derisi soyulmuş limon dilimleriyle kaynatınız.

Su eksilirse sıcak et suyu ile tamamlayıp köpüğünü alınız.

Sonra enginarları bu terbiye içinde pişirip istimal ediniz.

İHTAR: Bu garnitür ekserisi sığır, dana , av kızartmalarında garni olur.

Ben bayıldım…

Daha ne tarifler var…

Ara ara paylaşırım…

Denedikçe haberdar ederim:)

Categories: Genel | Leave a comment

HASAN’IN TEZGAHI VE KARIŞIK SEBZE TEPSİSİ…

Patates soğancının önündeyim… Öncelikle kocaman bir demet sarımsağı attım Pazar arabama… Patates soğanı biz getiririz dediler…

Mutluyum…

Salına salına yürümeye… Sağa sola bakınmaya… Onla bunla sohbete… Yeni keşiflere doğru yelken açtım…

Mutluyum…

Komşum Hasan’ın tezgahına yöneldim… Başı kalabalık olduğu için beklemeye , kasaları incelemeye başladım…Sebzenin yazı/kışı o tezgahta sanki… Kabak var… Kereviz var… Pırasa var… Son mahsul yerli domates var… Var da var…

Mutluyum…

Hemen kararımı verdim…

Hasan onları tezgahına getirir de  ben onlarla karışık sebze tepsisi yapmaz mıyım…

Evet! Şimdi sıra bende…

Tüm tezgah sebzelerini tepsiye yayıp üzerlerine domatesleri yerleştirip fırına verdim…

Hep söylüyorum benim tariflerim Pazar turlarım sırasında oluşuyor…

Çok ama çok mutluyum…

KARIŞIK SEBZE TEPSİSİ…

Asma yaprağı’na gelenlerin favorisi oldu bu tepsi yemeği… Hem çok lezzetli… Hem de çok hafif…Tavsiye ederim…

TARİF:

6 domates ( soyulmuş/yuvarlak kesilmiş )

3 patates ( yarım ay kesilmiş )

3 kırmızı soğan ( yarım ay kesilmiş )

4 orta boy kabak ( iri  kesilmiş )

2 sap pırasa ( iri kesilmiş )

2 kereviz ( iri kesilmiş )

1/2 demet doğranmış maydanoz

1 yemek kaşığı doğranmış dereotu

1 tatlı kaşığı doğranmış taze nane

6 diş sarımsak ( bütün )

Zeytinyağ

Ayrı bir kapta tüm sebzeleri yağlayıp , biberledim…

Fırın kabının en altına domates dilimlerinin yarısını döşedim…

Üstlerine sosladığım türlüyü yaydım…

En üste geri kalan domatesleri yerleştirdim…

Domateslerin üstüne taze otları ve sarımsakları koyup , tuz ve biber ile tatlandırdım…

Sızma zeytinyağ gezdirip tepsinin üstünü folyo ile kapattım…

Önceden ısıtılmış fırında 1 saate yakın pişirdim…( sebzeler pişinceye kadar)

İster sıcak ister soğuk…

Ben oda sıcaklığında yedim… Bayıldım…

Categories: Genel | Leave a comment

TARİF DEFTERİ…

İçim kıpır kıpır…

Önlüğümü takıp…

Çanak çömleğimi ortaya döküp…

Ocağımın ya da fırınımın başına geçip…

Pişirmek istiyorum…

Pişirdiğimi ise sizlerle paylaşmak…

Şimdi… Ne pişireceğime karar vermem lazım…

Verdim bile…

Bugün tatlı günüm…

Annemin mutfağındaki ilk denemelerimden biri olan…

Elmalı kek… Ve yanında bir fincan kahve…

Hadi bakalım… Kolay gelsin!…

ELMALI KEK

MALZEMELER:

3 yumurta

Bir tutam tuz

1 su bardağından biraz eksik şeker

125gr tereyağ ( erimiş/soğumuş)

1 bardak tepeleme un

1 çay kaşığı kabartma tozu

2 çay kaşığı tarçın

2 elma

HAZIRLANIŞ:

Yumurtalar , toz şeker , tuz mikser ile çırpılır

Yağ ve yumurta ilave edilir , çırpılır

Un , k.tozu , tarçın eklenir. Çırpmaya devam

Malzeme çok bol yağlanmış kek kalıbına dökülür

Ortaları çıkarılmış elmalar yuvarlak kesilerek hamura yerleştirilir

Önceden ısıtılmış 175 derece fırında 45dk pişirilir

Vanilyalı dondurma ya da çırpılmış krema ile servis yapılı

 

Categories: Genel | 2 Comments

ÖZLEMEYİ ÖZLEMİŞİM…

Geçen sene Asma Yaprağı için hazırlıklar Ekim gibi başlamıştı… Ekim 2010…

Önce mekanın tadilatı… Dekorasyonu… Menü çalışmaları derken…

Hiç farkında olmadan yürüdük gittik…

Yine hiç farkında olmadan bahar gelmiş… Yani sezon…

Sezona ise bir girdik pir girdik…

Nefes almadan çalıştık…

Mutluyduk…

Bir baktık ki sezon bitmiş…… Bir yıl geçmiş… Kasım 2011…

Her şey çok hoş… Çok güzel…

Ama ben bir şeyi özlemişim…

Neyi mi?

Özlemeyi özlemişim…

Nasıl yani?

Yani Köyümü… Sevdiklerimi…Komşularımı özlemeyi özlemişim…

Özlemek için gitmek lazım…

Eeee keyifli bir sezonun ardından artık yol zamanı…

Yani gitme zamanı dedim…

Gitmeyi seviyorum… Gidip de özlemeyi seviyorum…

Yeni yerler görmek… Yeni insanlar tanımak hoşuma gidiyor…

Ama yaşadığım yeri özlüyor olmak daha da  hoşuma gidiyor…

Gittim… Gördüm… Özledim… Geldim…

 

Categories: Genel | Leave a comment